Ey kör! Bu yer, bu gök,Bu yıldızlar boştur, boşBırak onu bunu da gönlünü hoş tut, hoş!Şu durmadan kurulup dağılan evrendeBir nefestir alacağın,O da boştur, boş..
Ömer Hayyam
Girişi Hayyam ile yaptım çünkü son zamanlarda akılmda en sıklıkla dönen kelimeler ve dizeler kendisine ait.Kuralların içinde yaşaması bu kadar gerekli ve zorunlu olmasına rağmen kuralların bu kadar dışında ve kendince yaşayan bir adam daha yoktur O’nun gibi. Selam edesim geldi Hayyam usta’ya sanal sanal.
Lise’de gereksiz olduğunu düşündüğüm derslerden birinin müfredatına . . . → DEVAMI: Hayyam
Kısa bir süre önce mürekkeplerimden, kalemlerimden, defterlerimden bahsettim. Bu sefer onlardan sadece bahsetmek yerine direk yazıcam ve bir süre önce kendi kendime verdiğim bir sözü tutarak ironi’den daha detaylı bahsedicem. (Sıkılma ihtimali göründüyse ufukta ey okuyucu..selametle!)
Birbirinin tekrarını oluşturan, karşıtlıklarını benzerlikler ile öne süren şeyleri yazmaktan ve bu kavramları çarpıştırmaktan pek bir zevk alırım. Her yeni dize, cümle, yeni bir viraj gibi gelir bana. Her seferinde yeni baştan hamleler ile konuya tutunmak lazım gelir ve yolun kendisine verilen dikkatin . . . → DEVAMI: En(ironik)stantaneler..
Beni uzun zamandır tanıyanlar bilir.. Kalem hastalığım vardır.Çeşit çeşit kalemim vardır ama hala yetmiyomuş gibi güzelini, farklısını, yenisini buldukça alırım.Sadece kalemle de kalmam. Düzinelerce defterim var. Özellikle Moleskine defterlere karşı farklı ve önlenemez bi zaafım vardır.
Neler neler yazdım o defterlere ben bile ucunu bucağını unuttum. Şiir de var, özlü söz de var, komik bir iki cümle de var, bir hikaye için gerekli noktaların özeti bile var. Ama herşeyin özeti, benimle ilgili ve bana hoş ve rahatlatıcı gelen . . . → DEVAMI: Mürekkepten Kendime Garip Bir Yol
Bu yazıda hayatın sırrını vericem sizlere ey birden fazla olduğuna inandığım okuyucularım! Vallah diyorum ciddiyim!
Ama şimdi hemen ikinci satırda hayatın sırrını verirsem sonrasını okumaya kim devam eder?
O yüzden üçüncü satırı da böyle gereksiz bir geçişle harcayıp bir sonraki satıra geliyoruz..
Hayatın sırrı; yaşanan, hissedilen, düşünülen her şeye “gereken” değeri vermekte.. Çok basit geldi değil mi? Yetmedi değil mi? hayatın sırrı olacak kadar karmaşık olmadı değil mi? Ama öyle işte..
Sosyal Medya Takip Şeysi