Kendime Notlar Serisinden Bir Örnek (6. His)

Hafta içi vakit öğle saatlerine geldiği anda ofiste bir rehavet başlıyor. Artık yenecek öğle yemeği beklentisi mi dersiniz, öğle tatilinin psikolojik etkisi mi dersiniz, ne deseniz deyin. Benim için en güzel bölümü; rutin bir şekilde bir kaç dakikamı ayırıp sonra yine işe döndüğüm internet sitelerinden başka, kendi ilgimi çeken veya daha fazla zaman ayırmam gereken sitelere kayma imkanı oluyor. Komik resimler, anekdotlar, Facebook yorumları vs.

Nası ama? Acayip normal bir yazı gibi başlamadı mı? Bekleyin, virajı dönüyoruz..

. . . → DEVAMI: Kendime Notlar Serisinden Bir Örnek (6. His)

Alışkanlıklar

Gecenin bir vakti, bu aralar zaten sağlıksız derecede rahatsız olan uykum gene bir şeyle bölünmüş. Gözümü açıp da karanlıkta göreceğim bir şey yok fakat bir müzik sesi geliyor kulağıma. Müziksiz uyumama gibi bir huyum var huyum kurusun. Fakat o saatte duyduğum şarkı, tanımı zor bir tiksinti yaratıyor bir anda. Aslında seve seve oluşturduğum listemin önemli bir parçası fakat o sırada hoşuma gitmiyor işte.

Kör karanlık, ezbere bir yere uzanıyor elim. Sehpanın yeri ezberde, köşesinin mesafesi kazınmış hafızaya, görmeye gerek . . . → DEVAMI: Alışkanlıklar

Tonight We All Die Young

Hayat gene garip ve çarpık bir oyun oynadı. Tatlı tatlı yaz sonu hayalleri kuruyorduk. Bazı şeyleri düzene oturtmuştuk, oturtuyorduk veya en azından planlarını yapıyorduk. Her şey yine güzel ve umutlu gözüküyordu derken..

Yine zamansız bir ölüm haberi indi, zararsız bir cuma günü öğlenine. Hayat ne güzel devam ediyordu. Pazartesisi tatil olmuş mutlu bir haftanın sonuna gelmiş, fiziken veya manen kaçacağımız yerlerin planları somutlaşıyordu. Planlarda mangallar vardı, nargileler vardı, havuzlar, denizler, yalın ayak çimler, sabahın ilk ışıklarının kovalandığı geceler.

Hepsi . . . → DEVAMI: Tonight We All Die Young