Çok düşündüm bu yazının başlığını ne yapsam diye.. “Dürüstlük” koyasım geldi, çok basit kaçtı. “Samimiyet” olabilir dedim, genel bir salvo atışı gibi geldi, hedefi tutturmuyordu. “İçtenlik” olsa dedim, konunun artık içten değil, tamamen dışa yönelik olduğunu hatırladım.. En sonunda “Aranan”da karar kıldım..
Hepimiz bir şeyi arıyoruz. Farklı dönemlerin farklı arananları var ama aramak huyumuz sabit. Kariyerinde hedef arayan var, ilişkisinde bir şeyler arayan var, Google’da resim arayan var, davasına kanıt arayan var, kavgasına destek arayan var, seçimine oy arayan . . . → DEVAMI: Aranan
İnsanın en iyi dostu köpektir derler. Kedi severler daha farklı şeyler söyler. Bazıları da canlı varlıklar yerine içi dolu şişeleri tercih edebilirler. Hani “bir nefes, bir de efes” durumu hani..
Ben ise tamamen ayrı bir frekanstayım bu konuda. Bana göre insanın en iyi dostu “ironi”dir ve ironi olmalıdır. Bir insan ironi ile iyi anlaşmayı biliyorsa, çok fazla üzülmesi, yıkılması falan alabildiğine zorlaşır. Gülmesi, eğlenmesi de bir o kadar kolaylaşır. Hayattan ve hayatın . . . → DEVAMI: İnsanın En İyi Dostu: İroni
Gecenin henz erken, kafaların uyku veya alkolden hafif dumanlı fakat tam dağınık olmadığı şu saatlerde size bir diziden söz etmek istiyorum. Fakat dizinin reklamını ya da promosyonunu yapmak niyetinde ve planında değilim. Nitekim yayıncı kuruluş bana bunun karşılığında kuruş bile vermiyor. Teklif ettim geri çevirdiler. Hayata bakışımı sittiniz dedim, sit-com’dan bahsediyorum zannettiler.
Bahsetmek istediğim dizinin adı Lie to Me. Eminim ki birinize veya hepinize bu diziden bir veya bilmemkaçyüz kere bahsetmişimdir. Kısaca yeni bir özet geçmek gerekirse; dizi gerçek . . . → DEVAMI: Gerçekler acıdır, acıtır..
Bazılarınızın bildiği, bazılarınızın yeni öğreneceği, bazılarınızın ise öğrenip öğrenip unuttuğu üzere kafa iznindeyim.
Sparta – Pers İmparatorluğu savaşı kadar heyecanlı, Bizimkiler dizisi kadar çeşitli renkli karakter ile dolu fakat bütün bunlara rağmen ancak bir kolonoskopi kadar eğlenceli olabilen zorunlu avukatlık stajımı bitirmem üzerine kaçmış bulunuyorum.
Aslında çok daha erken kaçacaktım, heyhat, biyolojik gelişimimi 5 sene kadar geriden takip eden 20 yaş dişim izin vermedi. Olsun onu da dişçinin medikal atık kutusuna yolladık sonuçta. (Dişçime selam, şeker . . . → DEVAMI: Kafa İzni
Sosyal Medya Takip Şeysi