Doğa için çal..

***Organizasyonun niteliği gereği bu yazıyı yazmak için kendilerinden izin almazsam bir problem çıkmayacağını düşündüm.. Ne kadar çok insan bilir ve katılırsa o kadar iyi olacağını düşünerek paldır küldür yazıyorum işte***

DOĞA İÇİN ÇAL

Ben yine de kısa bir tanıtım ve özet yapayım..

Zamanında facebook semalarında gezen bir Stand By Me cover’ı video vardı hani.. Dünyanın çeşitli yerlerinden çeşit çeşit müzisyen Stand By Me şarkısını söylüyorlardı ve içinizde eğer biraz duygu kırıntısı kalmışsa, tüyleriniz diken diken olarak izliyordunuz.. İşte o olayı meydana getiren Playing For Change adlı bir organizasyon.. Bizim memlekette de türünden çok daha fazlasına ihtiyacımız olan tipte arkadaşlar demişler ki, biz neden burada yapmıyoruz? Bi neden bulamamışlar ve yapmışlar..

Not!!!: Playin for Change organizasyonu bizim memleketteki bu şahane olaya kayıtsız kalmamış deteğini basmış evelallah!! :)

Ama öyle sallabaş, kalitesiz, öylesine, sırf ilgi çekmek amaçlı değil.. Bir kalite, bir çeşitlilik, bir harmoni var işin içinde..

Olayın altında yatan müziksel zekayı ise, saymıyorum bile..

Reklamcıların değil, müzisyenlerin elinden çıkma olduğu çok belli olan, olması gerektiği gibi olan bir çalışma yani..

Kuvvetle belirtmek isterim ki, bu projede yer alan müzisyenlerin “neredeyse” hepsi amatör ya da ruhen amatör.. Gelen desteklerin profesyonelliği ise şaşırtacak cinsten! :) (Helal olsun!!)

Şimdiye kadar iki adet şarkı çalmışlar.. Divane aşık gibi ve Uzun İnce Bir Yoldayım
Bu şarkılardan ikincisi için benim hayranlığım başkadır.. O yüzden bence önce onu izleyin :)
Diğeri ise, müziğin ne kadar evrensel ve ortak olabileceğini çok daha samimi bir şekilde gösteren bir çalışma.. Bana sorarsanız ikincisi daha başarılı (diğeri başarısız anlamında değil, ikincisini yaparken tecrübe ve bilgilerinin arttığı çok belli) ve biraz daha cesur :) Biz burda cesurları severiz..

Şu güzide memleketimde, hande kişisi programdan kaçmış, demet kişisi reklamına bebek bakıcılığı yapmaya gitmiş, kocası bir markaymış falanmış feşmekanmış derken onların asıl yapması gereken şeyin ne olduğunu unutuyoruz.. MÜZİK! Müzik yapmaları gerekiyor!

İşte, doğa için çalanlar müzik yapıyor.. Bu şarkıların her bir saniyesinde bazı yeni yetme “müzisyenlerin” bir albümünde olabileceğinden 10 kat fazla müzik, kalite ve samimiyet var..

Yeteneği müziğe ve sanata yetenler, sadece onları yapar.. Yeteneklerinin bu konularda kendilerini yarı yolda bırakabileceğini anlayacak kadar öngörüye sahip olanlar da magazin yapar..

Sizden ricam; kısa bir süreliğine de olsa, o bahsettiğim kişileri çok sevseniz ve takip etseniz de, her şeye ara verin, şu şarkıları bir dinleyin, izleyin..

İçi fena olmayanın,
Tüyleri diken diken olmayanın,
Hafif bile olsa bir tebessüm etmeyenin,
Mutlu olmayanın,

insanlığından şüphe ederim..

Ayrıca.. Herhangi bir enstrüman çalıyorsanız katılmaktan çekinmeyin! Kalben amatör bir proje, her desteği kabul eder bence!

İzleyin, dinleyin..

Ondan sonra bir daha konuşalım ;)

Şimdilik, Serseri out! Keep on rockin’!