Yoran Yorumcularımız

Allah allah ne yorması ne yorumu? Diyerek gelen bayanlara önceden uyarı: Bu yazı futbol ve benzeri şeylerle ilgilidir!

Benden söylemesi..

Bizim maç spikerlerimiz ve yorumcularımızın hepsiyle ortak bir derdim var! Ya hepsi psikoloji fakültelerinde numune olacak derecede yavşak ve şahsiyetsiz, ya da hepsine bu yavşaklık ve şahsiyetsizlik dayatılıyor!

Evet o kadar sert konuşuyorum. Salakları var, dil sürçmesi düzgün cümle sayısından fazla olan var, yandan yandan wikipedia’ya ekşisözlük’e bakıp seyirciyi kolpalayanı da var. Ama toplamda hepsinde bir yavşaklık var.

Ortaya bir tez attık, kanıtlarımızı da sürelim değil mi? Aha da buyrun:

Türkiye ligindeki istisnasız her maç sırasında tarafsızlıklarını korumak için uğraşıyorlar.

Bir takımın golünü anlatırken ses seviyelerini diğer takımın golündekinden fazla veya az yapmak istemiyorlar. Benim en çok dikkatimi çeken ise; tartışmalı olması muhtemel pozisyonlarda kesinlikle ve kesinlikle tartışmıyorlar! Bazen mesleği spikerlik değil de yorumculuk olan bir iki yancıya denk geliyoruz, onların bir derdi tasası olmadığı için delikanlı gibi tartışmalı pozisyonu tartışıp kararlarını veya görüşlerini söylüyorlar. Fakat bizim spikerler tıpppppp.

Ama hele bir Türk takımının Avrupa maçına gelelim… Oyyyyyyy! Dünkü tarafsız-yorumsuz tospahalar bir anda yorum ve karar enflasyonu yaratıyorlar. Hakem herhangi bir karar için düdüğü çalmaya nefes çekmeden bizimkiler pozisyonun ne olduğu tartışmasını bitirmiş haklı olup olmadığı konusunda tartışıyorlar.

Faul mü oldu? Daha hakemin kılı kıpırdamadan bizim spikerler aralarında faulü yapan futbolcuya hangi kartın çıkmasını gerektiğini tartışıyor. Sonuçta kart çıkmıyor, ben de ekran başında diyorum ki heriflerin webcam’i olsa da ikişer lob görsek.

İşte bence bu bir yavşaklıktır, şahsiyetsizliktir.

Mesleğin spikerlik. Bu zamana kadar futbol spikerliğini sürdürebildiğine göre futbol ile aran fena sayılmaz. Senin yerine eşek bağlasak az biraz tecrübe kazanır. Yani futbol bilgin ve yayınlar çerçevesinde tecrüben ortalama bir insandan (ekran başında oturan) fazla. Sen niye para alıyorsun? O insan olayı hem görerek hem duyarak anlasın hem de olay anında gelen çok yönlü bilgi ve yorum ile keyifli bir seyir zevki yaşasın diye.

Yani sahada meydana gelen herhangi bir tartışmalı pozisyonda yorum ve görüşünü bildirmek konusunda bilgili, donanımlı ve yetkilisin. (Sen yetkili bi abiye benziyon) Bildir o zaman lan!!

Bu geceki BJK – Stoke City maçında Güntekin Onay daha Almeida’nın ayaklarının ikisi birden yerden kesilmeden “penaltııaa” diye bağırıyordu. Kendisini bir de ligde oynanacak herhangi bir BJK maçına davet ediyorum. Penaltıyı vermeyen/veren hakem hakkında “hakemin takdiri tabi, değil mi hocam?” demezse mikrofununu ben bizzat yerim!

Spikerlerin yanına katılan yorumcuları tenzih ediyorum burada. Onlar düpedüz yorumları yapıyor. (bazen saç sakal yoldurtacak salaklıkta olsa da hiç yoktan iyidir)

Premier lig maçlarını sunan ikiliyi dinleyebilirseniz ne dediğimi anlarsınız. Adamlar (hem yorumcu hem spikerler) maçın hakemini kötü kararlar serisi ardından dakikasında itin götüne sokup çıkartıyorlar, arkasından gelen doğru bir karar üzerine de “eh zararından neresinden dönülse kardır, bu ana kadar sıçtı batırdı” falan diyorlar.

Tartışmalı bir pozisyonun tekrarında “ooouuuw düpedüz penaltıymış hakem nası görmemiş?” “vay vay vay forvet oscarlık performans sergilemiş” falan diyorlar ve benim maç seyir keyfimi geometrik oalrak katlıyorlar!

Bizdeki bu garipliğin kişilerden teker teker mi yoksa medya kurumlarının kalantorlarının emirlerinden mi kaynaklandığı bilmiyorum ama bitsin her neyse!

Avrupa maçlarında dakikasında hakemi darağacına gönder, Türklere karşı komplo kurduğunu iddia et. Lig maçında kör ördek gibi davranan hakemin takdirine saygı duyduğunu temcit pilavı gibi tekrar et.

Yavşaklık değil de ne bu şimdi!?