Şu an balkonumdan, biraz da sıcaktan bunalarak şahit olduğum manzara kıpırtısız bir dünya..
Işıklar karşı sahilden ayak uçlarıma kadar uzanıyor..
Bağırmaya gerek olmadan çıkarılacak bir ses sahilden sahile keyifle taşınabilir..
Tatlı tatlı gelen bir deniz şıpırtısı var, sanırım deniz bile kabına sığmıyor, az az taşıyor kenarlarından..
Bu mükemmel ortamın tek arızası, zor dayanılan sıcak.. Söylemesi ayıptır, bu yazı bittiğinde sanırım kendimi havuza atacağım
Günlük hayatın karmaşası yüzünden kendimi hep sakin sessiz bir köşede hayal ederim.. Senelerce o köşeyi aradım ve 2 sene önce buldum!
Benim sakin köşem Cunda adasının hemen başında unutulmuş bir iskele.. En sevdiğim fotoğraflarımın arasında da sabit bir yere sahip zaten o iskele.. Sabaha karşı yine oraya gidip birkaç kare çekeceğim zaten..
Ama size biraz anlatayım iskelemi;
Dünyanın bütün dert ve hengamesinden uzak ve bihaber..
Fırtınalar denizi köpük köpük dalgalandırsa bile, onun umurunda değildir, süt liman denize ayaklarını çakmış vaziyette oturur..
Huzuru paylaşacak yoldaş ruhlar arasında ayrım yapmaz, herkesi kabul eder..
Zamanında, yeniyken üstüne sürülmüş boyaların renklerinin hepsinden bir tutam barındırır, kimsenin izi kaybolmasın amacıyla..
Eski, yıpranmış, çatlamış tahtalarına ayak basanın, sinirini stresini geride bırakıp unutmama gibi bir ihtimali yoktur, siler süpürür zararlı ne varsa..
Gün doğumunu sabırsızlıkla bekliyorum, yine yanına gidip oturmak için..
Çok iyi dinleyicidir tabi, ağzı var dili yok sanki..
Lafı fazla uzatmaya gerek yok, kendisinin bir resmini paylaşayım en iyisi..








Sosyal Medya Takip Şeysi